19.temmuz.2010
- Aile Hekimliği Uzmanı Nil aradı; adli nöbet yazmışlar cumartesi günü için. Uzmanlara da adli nöbet yazıyorlarmış. Canı çok sıkkındı…
- Adliyede çalışan bir grup hasta ilk günlerde gelmişlerdi; hepatit B aşısının son dozunu yaptırmak için. TSM’ye soracaktım, fazla aşı verirler mi diye… unuttuk, yarın sormalı…
- Bir anne ölümü olmuş; grup başkanlığında moraller bozuk. Hasta gebelik izlemlerini yaptırmış aslında, bir şeyi yokmuş. Evde doğum sırasında rüptür olmuş ve kan kaybından kaybedilmiş. Hastane doğumlarındaki ücret sorunu çözülmedikçe sosyal güvencesi olmayanların evde doğurmalarının önlenmesi çok zor. Ödeme güçleri olmadığı için ne yapıp edip evde doğurmaya çalışıyorlar.
- Ana çocuk sağlığı merkezindeki tüm hekimler sisteme geçmişti, öksüz kalmışlardı… Sordum ‘ne yapıyorsunuz?’ diye… Sağolsun grup başkanlığı çok olumlu yaklaştı bu konuya. Çok az doktor olmasına rağmen ellerinde, her gün yarım gün de olsa bir doktor gönderiyorlar. Hem de en idealist doktoru Tarsus’un; Dr.Metin… Sisteme karşı olduğu için girmemişti uygulamaya. Çoğu ASM lerde RiA takılmadığı için hastaları çok oluyormuş; ‘kovalar doluyor akşama kadar…’ diyorlar AÇS deyimiyle… Muayene sonrasında spekulumlar ve diğer aletler kovaya doldurulup yıkanıyor ya… Sevindim. Çok önemli bir hizmet yapıyor AÇS ler, sahip çıkılması çok önemli. Bana da gönderiyorlar sorunlu hastalarını. Geçen gün ipi kopmuş bir RiA’yı göndermişlerdi. Adetinde ASM’ye gelecek, çıkartmak için.
- Laboratuarımız çalışıyor. Eksiklerimiz var. Gebelerde HbS bakmak istiyorum, kan grubu da yok. Henüz idrar da bakmıyoruz, gebelik testi de. Rutin tetkikleri kurye alıyor, sonuçlar email ile geliyor. Daha doğrusu geliyormuş; bizim ebe hanımlar canavar gibi, sonuçları basıp veriyorlar hastaya, onlar da alıp geliyorlar.
Hastalardan örnekler:
- Hepatit B taşıyıcısı genç bir bayan hasta. Ailesinde yaygınmış taşıyıcılık. Kendisi ve eşi ortopedik engelliler. Sol ayağında polio sekeli var. Batman Kozluk’tan gelmiş. ‘Bizimkiler aşı nedir bilmezdi’ diyor. Eşi müze görevlisi, benim bölgemdeki kilise lojmanında oturuyorlar. Çocukları olmamış. İki defa tüp bebek denemişler, tutmamış. Eşi aşı yaptırmış. Hem durumuna baktırmak istiyor, hem de taşıyıcılığın çocuk sahibi olmasına engel olup olmadığını merak ediyor.
- Hollanda’dan bir misafir bayan hasta geldi. Çocuğunu getirmiş. Aile hekimliğini iyi biliyor. ‘Sizin oralarda nasıl sistem, memnun musunuz?’ diye sordum. ‘Sizin yerinizi tutamazlar doktor bey’ dedi; ‘ama çok aletleri var, onlar sizde olsa Türk doktorları çok daha iyi’. ‘Hastaneler daha iyi, çok inceliyorlar’ diyor. Bir keresinde çocuğu hastaymış, hastaneye sevk istemiş, doktor sevketmemiş. Sevk verene kadar çıkmam buradan demiş, inat etmiş, oturmuş gitmemiş; ‘Dövecektim doktoru’ diyor. Sonradan öğrenmiş ki doktoru başka birisi dövmüşJ ‘Benim dövmeme gerek kalmadı’ diyor. ‘Hollanda’ya gelirseniz mutlaka beklerim, misafirimiz olursunuz.’
- Vajinal kaşıntısı olan bir bayan hasta. Karnında da bir şey oynadığını söylüyor. Vajiniti var, başka da bir şey yok… ilaç tedavisi sonrasında gelecek; geçmezse şikayetleri…
- ‘İlaç yazdıracağım doktor bey…’ Bu cümleyi o kadar çok duyuyorum ki. Raporlu tansiyon ilacını uzatıyor. Devletin verdiği dört ilaç hakkını tamamlayabilmek için planı hazır… Bir antibiyortik, bir de kas gevşetici. Arkama yaslanıyorum yüzüncü kez; anlatıyorum antibiyotiği neden yazmayacağımı. ‘Ama ben bunu devamlı kullanıyorum doktor bey…’
- Yine genç bir kadın; ‘saçım çok dökülüyor doktor bey…’ Gülüyorum… ‘Benim de…’ diyorum. Espriyi anlıyor ama bana ispat etmek için saçlarının açılmış yan kısımlarını göstermeye çalışıyor. Soluk, halsiz, güçsüz bir kadın. Anemik besbelli… Tetkik istiyorum, tiroid hormonlarını da ekleyerek. ‘Sonuçlar bir çıksın, bakalım, eğer ne olduğu anlaşılmazsa yeniden düşünürüz ne yapacağımızı…’
- Obezite çok yaygın. Yaygın ağrılarla bir obez kadın hasta. Dizi ağrıyor. ‘ Fazla kilodan oluyor; vermen lazım… ilaçlarla iyileştirebilmemiz çok zor…’ Yanındaki arkadaşına dönüyor; ‘sakın kocama söyleme kız; ekmek bile yedirmez bana, o da kilodan oluyor deyip duruyordu…’
- Hastalar geldikçe özlük bilgilerini bilgisayara kaydediyoruz. İlk günlerde ben görüşmenin başlangıcında sorup yazıyordum. İletişimi de olumsuz etkileyen bir şey aslında; hasta hastalığını anlatmak istiyorken sen okuduğu okulu, muhtemelen bilmediği kan grubunu, sosyal güvencesini soruyorsun. Artık Hatice Ebeye gönderiyorum; hem tanşıyorlar, çevredeki gebe ve çocukları konuşuyorlar hem de Hatice tüm eksik bilgileri giriyor. Ben bunlarla uğraşmadım için direkt muayene sayfasına gidiyorum. Cep telefonunu sorduğumda numarasını ezbere bilmeyen o kadar çok kadın var ki; rehberin bir yerine kaydetmişler, uzatıyorlar telefonu bana, ara ki bulasın…
- Bu arada çok sayıda hipertansiyon, diyabet, kas ve eklem ağrıları geliyor…


