<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr.Ali Cerrahoğlu</title>
	<atom:link href="http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cerrahoglu.net</link>
	<description>Aile Hekimliği Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Aug 2010 14:38:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sağlık Bakanlığı; iletişim ve pozitif enerji&#8230;</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=365</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=365#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 14:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hekimliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Aile Hekimleri&#8217;nin vergi mükellefi yapılması konusu gündeme düştü, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin canı sıkıldı.
.
Neredeyse her gün sağlık bakanlığından yeni bir şey duyuyoruz, bekliyoruz. Bu haberler de maalesef hep bizleri endişeye sevk eden şeyler oluyor. Bazı hakların kısıtlanması, ek yüklerin getirilmesi, ödenen veya ödeneceği vaadedilen ödeneklerin bir şekilde kesilmesiyle ilgili olan bu haberler doktorların çalışma azmine, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste">Aile Hekimleri&#8217;nin vergi mükellefi yapılması konusu gündeme düştü, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin canı sıkıldı.</div>
<div>.</div>
<div>Neredeyse her gün sağlık bakanlığından yeni bir şey duyuyoruz, bekliyoruz. Bu haberler de maalesef hep bizleri endişeye sevk eden şeyler oluyor. Bazı hakların kısıtlanması, ek yüklerin getirilmesi, ödenen veya ödeneceği vaadedilen ödeneklerin bir şekilde kesilmesiyle ilgili olan bu haberler doktorların çalışma azmine, şevkine, mesleki heyecanına, sabah işe giderkenki enerjisine olumlu katkı yapmıyor maalesef.</div>
<div>.</div>
<div>Oysa &#8216;aile hekimleri&#8217; yani sistemde çalışmaya başlayan uzman veya pratisyen hekimler büyük bir enerjiyle başlıyorlar işe. Hepsi bir gayret içinde, adeta beyaz bir sayfa açtılar mesleki hayatlarında. Yeni bir hasta-hekim ilişkisini örmeye başladılar yeni yerlerinde. Bağlı oldukları kurumla olumlu bir iletişim kurmaya, sorularını sormaya, yardım almaya öyle &#8216;aç&#8217;lar, öyle ihtiyaçları var ki.</div>
<div><span id="more-365"></span></div>
<div id="_mcePaste">İletişimi sadece kısıtlamalar, ek görevler, ödemelerin azaltılması, yeni kurallar iletmek için kullanırsanız, geri bildirim alacak kanallarınız yoksa, belki bugüne kadar vermediğiniz maaşları vermenize rağmen çalışanlarınızın memnuniyeti dibe vurmuşsa bazı şeyleri yeniden değerlendirmeniz gerekir.</div>
<div>.</div>
<div>Ben olsam; sağlık bakanlığı olsam, yetkilisi olsam, ilgilisi olsam şunları düşünür ve söylerdim;</div>
<div>&#8216;Sevgili aile hekimi kardeşlerim, meslekdaşlarım&#8230; hep birlikte yeni bir uygulamaya başlıyoruz. Bizler de bu işi ilk defa yapıyoruz, ülkemize yepyeni bir sağlık sistemi getirmeye, kurmaya çalışıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Mutlaka eksiklerimiz, hatalarımız olacak. Bizim elimiz, kolumuz, parmaklarımız, sahadaki temsilcilerimiz, uygulayıcılarımız sizlersiniz. Sizler sahada olmasanız, hastalara bakmasanız biz bir şey yapamayız. Bizim görevimiz sizlerin işlerini kolaylaştırmak, sizlere hizmet etmek. Sizin sıkıntılarınız, eksikleriniz, koşullarınızdaki yetersizlikler bizim için çok önemli. Bunları bilmek, duymak, gidermek, çözmek istiyoruz. Sizlere buyuran, yukardan bakan, cezalandıran olmak değil yardım eden, omuz veren, çözüm üreten olmak niyetindeyiz. Ülkemizin kısıtlı kaynaklarını en verimli şekilde kullanmak, hem sizlere insanca yaşayacağınız bir gelir düzeyi ve huzurlu bir çalışma ortamı sağlamak, yaratmak ve bunu sürdürmek, ama aynı zamanda da ülkemizin kaynaklarını iyi kullanmak zorundayız. Aşağıdaki telefon, faks ve emaillerden lütfen bizlere 24 saat ulaşınız. Aklınıza gelen her konuyu, her detayı bizlerle paylaşınız ki aksayan şeyleri düzeltelim. Bizlerin her birinizle ayrı ayrı görüşebilmemiz keşke mümkün olsa. Fiziki olarak bu mümkün değil. Ama temsilcilerinizle, sizlerin seslerini bizlere taşıyacak arkadaşlarımızla düzenli ve sık sık bir araya geleceğiz. Onları, yani sizleri dinleyeceğiz. Sizleri tedirgin eden, çalışırken motivasyonunuzu azaltacak her konuyu detaylarıyla görüşüp hemen halletmeye çalışacağız.&#8217;</div>
<div>.</div>
<div>Bu neden yapılmaz&#8230;  Bu ülkenin sağlık çalışanı ordusu, doktoru, yardımcı sağlık personeli neden tedirgin, neden her gün yeni bir haberle şaşkın olsun ki&#8230; Baksanıza halimize; vergiyle ilgili bir yönetmelik, bir bilgi çıkıyor ortaya, hiç birimiz bunun doğrusunu kaynağından öğrenemiyoruz. Kulaktan dolma bilgiler. Birbirimize sorduğumuz sorular, tabi ki ön yargılar, karamsarlıklar&#8230;</div>
<div>.</div>
<div>Önce bir bilgi iletilse, yalın, kolay anlaşılır, pozitif;</div>
<div>.</div>
<div>&#8217;sevgili doktorlarımız, hani siz hizmet satın alıyorsunuz ya, bu hizmetin de vergilendirilmesini istiyoruz, şimdi sizden bu vergilerin toplanmasında bir görev üstlenmenizi istiyoruz. Bunun size ek bir maddi yükü olmayacak, merak etmeyin, çalışmanıza devam edin, kuralları öğrenmeniz için de bir süre öngördük, yardımcı kişiler görevlendirdik, onlar bu konuyu kurgulayacaklar&#8230;&#8217;</div>
<div>.</div>
<div>Bugün ülkenin birinci basamak hekimleri, uzmanlar, pratisyenler karamsarlar, defanstalar, vaadedilen maaşlarının çeşitli yollarla azaltılmak, geri alınmak istendiği kanaatindeler, bir arada oldukları internet gruplarında yoğun bir karamsarlık hakim.gelecekle ilgili kaygıları var. Bu olumsuzluklar uygulamadaki güzellikleri de örtüyor, gündemden uzaklaştırıyor.</div>
<div>.</div>
<div>Karamsarlık bulaşıcı&#8230; pozitif enerji de&#8230; Ben sağlık bakanlığının hekimlerine, yani sahadaki elleri, kolları, temsilcilerine pozitif enerji bulaştırmasını diliyorum&#8230;</div>
<div>.</div>
<div>Dr.Ali Cerrahoğlu</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=365</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BENİM EVİMİ BOYARKEN KEŞKE BANA DA SORSANIZ&#8230;</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=362</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=362#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 10:07:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hekimliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=362</guid>
		<description><![CDATA[BENİM EVİMİ BOYARKEN  KEŞKE BANA DA SORSANIZ&#8230;
Her gün bombardıman şeklinde kısıtlayıcı yeni karar ve uygulamaların geliyor olması bizleri defansif bir yapıya büründürdü ya; bu defa da maliye bakanlığının vergi/tevkifat konulu haberi son kaygı kaynağımız oldu.
Maaşların  bir süre sonra, herkes ikna olup sisteme girince, özellikle de İstanbul&#8217;un katılımının ardından ne yapılıp edilip kesileceği yıllardır konuşuluyor. Uygulamalar da bu kaygının yersiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BENİM EVİMİ BOYARKEN  KEŞKE BANA DA SORSANIZ&#8230;</p>
<p>Her gün bombardıman şeklinde kısıtlayıcı yeni karar ve uygulamaların geliyor olması bizleri defansif bir yapıya büründürdü ya; bu defa da maliye bakanlığının vergi/tevkifat konulu haberi son kaygı kaynağımız oldu.</p>
<p>Maaşların  bir süre sonra, herkes ikna olup sisteme girince, özellikle de İstanbul&#8217;un katılımının ardından ne yapılıp edilip kesileceği yıllardır konuşuluyor. Uygulamalar da bu kaygının yersiz olmadığını gösteriyor.</p>
<p>Tıp fakültesinden her şey çıkar, arada sırada da doktor çıkar derler ya; ülkemizde uygulanan sistem bu sözü doğrularcasına bizleri bu defa da birer mali müşavir yaptı. Bir tebliğ gündemimize bomba gibi düşüverdi; onlarca<br />
sorunumuza ek bir madde olarak. Bildiklerimizi, görüşlerimizi paylaşalım ki en doğruyu bulalım, hep beraber.<br />
<span id="more-362"></span><br />
Vergi yapılanmasında şöyle bir uygulama var. Devlet vergiyi garanti altına almak için para henüz kazanç sağlayan kişinin cebine girmeden yerinde kesiyor. Örnek verirsek; serbest çalışan bir kişi düşünelim; bir kuruma<br />
diyelim ki temizlik hizmeti veriyor ve her ayın sonunda fatura kesiyor, bir kazanç elde ediyor. Bu kazancı sağlamak için de masrafları var, malzeme alıyor, benzin harcıyor. Normalde, kazancından yaptığı masrafları düşmesi ve<br />
sonunda elinde kalan net karın vergisini vakti geldiğinde ödemesi gerekir. Ancak vergiyi garanti altına almak ve peşinen kesip hesaplamayı sonradan yapmak şeklinde stopaj denen bir uygulama var. Devlet bu verginin<br />
tahsilatında hizmeti alan ve parayı ödeyen kişiyi de aslında onu ilgilendirmeyen bir verginin tahsilatı için görevlendiriyor. Bu örneğe devam edersek; fatura edilen tutar üzerinden belli bir oran hesaplanıyor ve parayı<br />
ödeyecek olan kişi/kurum bu stopaj miktarını tevkif ediyor, tutukluyor, yani kesiyor alınacak paradan ve günü geldiğinde götürüp vergi dairesine hizmeti vermiş olan kişi adına, onun vergisi olarak ödüyor.</p>
<p>Şimdi aile hekimlerine yapılmak istenen şey şu, hizmet aldığımız kişilerin ödemesi gereken vergiyi bizim tahsil etmemiz, kesmemiz, yani tevkif etmemiz isteniyor. O kişiden keseceğiz, sonra götürüp onun adına vergi dairesine<br />
yatıracağız. Bu durumda söz konusu olan vergi bizim maaşlarımızın vergisi, veya bizim gelirimizden kesilecek bir para değil. (belki de şimdilik&#8230;)<br />
Çalıştırılan personeli bir şirketten hizmet alımı şeklinde mi yoksa direkt olarak kendimiz mi çalıştırmalıyız konusu tartışılıyor. Bu durumda, nasıl olsa zaten vergi mükellefiyet kaydı yapılacağına göre personeli kendi adımıza çalıştırmak en doğrusu gibi görünüyor. Personelin iş yeri bizim ASM lerimiz olduğuna göre başka şirketin elemanı olarak görünse dahi bir çok yönden yasal sorumluluğu taşıyacağımıza göre daha ekonomik olan bu yöntem<br />
tercih edilmeli bence.</p>
<p>Kurumlar hizmeti şirketlerden satın almak yoluna gidiyorlar artık; örneğin hastanelerde temizlik şirketleri var. Ancak yasalar bu işçilerin gerçek çalışma ortamları o hastaneler olduğu için kıdem tazminatı gibi konularda ortak sorumluluk öngörüyor. Yani; &#8216;bu kişi benim işçim değil, ben hizmet satın alıp parasını ödüyor ve faturamı alıyorum&#8217; diyerek kurtulamıyorsunuz sorumluluktan. Öyleyse boşuna KDV ödeyip şirket için de kar payı ayırmak yerine kişiyi kendimizin çalıştırması en doğrusu görünüyor. Her yıl yaklaşık bir brüt maaş tutarındaki kıdem tazminatını da bir şekilde ayırmak lazım ki yıllar sonra karşımıza toplu bir ödeme çıkmasın.<br />
Vergi mükellefiyeti tesis ederek ticari anlamda kurumlaştırılan ASM&#8217;lerin bilgi birikimi, iş gücü ve deneyimini değerlendirerek kurumsal danışmanlık gibi hizmetleri verebilmeleri de tartışılmalı bence.<br />
Sorunun kökeninde; tüm ülkeyi ilgilendiren, insanların hayatını yönlendiren bu kadar köklü değişikliklerin yapıldığı bir dönemde bu uygulamaların bir masterplan ve tamamlanmış bir yasa çerçevesinde değil her gün değişen, adeta<br />
yapılıp bozulan yönetmeliklerle yürütülmesi yatıyor. Yarın nasıl bir uygulama gelecek, bunlara neler eklenecek bilmiyoruz. Bilmediğimiz için de bir güvensizlik ve kaygı yaşıyoruz.</p>
<p>Önemli kararlarda o kararların etkileyeceği kişi ve kurumların görüşlerinin alınması kalite sistemlerinin temel özelliklerinden birisidir. Siz bir şehrin bütün evlerini orada yaşayanlara sormadan kırmızıya boyarsanız o<br />
şehrin yönetim yapılanması uluslararası kalite belgesi alamaz. Vergi mükellefi olmamı öngören karar konusunda benim düşüncemi kimse sormadığı gibi bu konuyu gazetelerden öğrenmeyi de içime sindiremiyorum doğrusu.</p>
<p>Dr.Ali Cerrahoğlu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=362</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>12- Çamlıyayla Aile Sağlığı Merkezini ziyaret&#8230;</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=345</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=345#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Aug 2010 18:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[Aile Hekimliği Güncesi – 12
24.07.2010

Tarsus’a 60 kilometre uzaklıkta Çukurova bölgesinin en büyük ve güzel yaylalarından birisi olan Çamlıyayla (eski adı Namrun) Mersin’le birlikte aile hekimliğine geçti. Eskiden Tarsus’a bağlıydı, yakın zamanda ilçe oldu. Çukurova’nın nemli ve müthiş sıcağından kaçabilmek için biz de fırsat buldukça yaylaya çıkarız. Eskiden muayenehane vardı, cumartesi günleri de en azından öğlene [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aile Hekimliği Güncesi – 12</p>
<p>24.07.2010</p>
<p><a href="http://www.cerrahoglu.net/wp-content/uploads/2010/08/gunce1-e1280782993495.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-348" title="gunce1" src="http://www.cerrahoglu.net/wp-content/uploads/2010/08/gunce1-300x179.jpg" alt="" width="300" height="179" /></a></p>
<p>Tarsus’a 60 kilometre uzaklıkta Çukurova bölgesinin en büyük ve güzel yaylalarından birisi olan Çamlıyayla (eski adı Namrun) Mersin’le birlikte aile hekimliğine geçti. Eskiden Tarsus’a bağlıydı, yakın zamanda ilçe oldu. Çukurova’nın nemli ve müthiş sıcağından kaçabilmek için biz de fırsat buldukça yaylaya çıkarız. Eskiden muayenehane vardı, cumartesi günleri de en azından öğlene kadar çalışırdık. Artık yeni uygulamada hafta sonlarımız bize ait düşüncesi ile Cuma akşamından Çamlıyayla’nın Ulumeres yaylasına gittik.</p>
<p>İçimden bir ses, bu kalabalık tatil beldesinde birilerinin çalışıyor olduğunu söyledi cumartesi günü. Hangi yazışma grubundaydı bilmiyorum; Çamlıyayla’dan çığlıklar yükselmişti iki kez. Burada çalışan bir doktor müthiş hasta yoğunluğundan ve sıkıntılardan bahsediyordu. En azından birisini buluruz düşüncesiyle on kilometre ilerideki merkezde sağlık ocağını ziyarete gittik Yeşim’le. Gittik ki ne görelim; hafta sonu çalışmama sistemin bir özelliği değil bizim bir lüksümüzmüş meğerse… şimdilik…</p>
<p><span id="more-345"></span></p>
<p>Tahmin ettiğim gibi kapı açık, bir hareketlilik var. İçeriye girer girmez sağdaki kapıdan içeriye baktık. Bir doktor ve iki hemşire bir hasta ve yakınlarıyla hararetle konuşuyorlar. Acil servis gibi hizmet verdiklerinden üst üste hasta gelmesine alışkınlar, hemşirelerden birisi bize döndü ve muayeneye mi geldiğimizi sordu. ‘Hayır, ziyarete geldik, siz işinize bakın lütfen…’ diyerek koridorda oturup bekledik. Hasta çıkınca doktor bey rutin bir şekilde ‘Buyrun, sizin neyiniz var?’ dedi. Kendimi tanıttıktan sonra yüzlerindeki yorgunluk ve endişe kaybolup bizi yan odaya aldılar, sohbete başladık.</p>
<p>Epeydir bu kadar dertli bir meslekdaşımı görmemiştim. Doktor Hüseyin Özen, Mut’tan gelmiş. Üç doktorlarmış. Yerleşik nüfusu on binden az olan bu bölgenin yaz nüfusu en az 50-60 bin kişi. Hatta Hüseyin Bey 100 bin diye tahmin ediyor. Her gün üç kişi yaklaşık 400 hasta bakıyorlarmış. Yirmi gündür kesin kayıtlı olarak sadece 150 hasta bakmış, gerisinin tamamı misafir hasta. Mesai sonrasında da nöbetçi oluyorlarmış. Daha önce burada çalışanlar vardiyaları üst üste çalışıp değiştikleri için yaylacılar geceleri de ilaç yazdırmak için bile gelmeye alışmışlar. Bugün cumartesi, saat 11:30 a kadar hasta sayısı 60 olmuş bile.</p>
<p>Yardımcı sağlık personeli sisteme geçmemiş. Acilde çalışan TSM hemşireleri var. Üç doktora geçici görevle iki ebe hanım görevlendirmişler. Onlar da aşı ve sağlık ocağı çalışmalarında deneyimsizlermiş. BCG aşısı yapabilen kimse yokmuş. Hüseyin Bey’in 2100 kişilik mobil nüfusu varmış, henüz hiçbir yere ayrılamamış, köylerini ziyaret edememiş.</p>
<p>Müdürlük çare bulamıyormuş sorunlarına. Benzer yerlerde ayrı bir ‘misafir hasta’ polikliniği açıldığından bahsediyor. Ama burada bunu yapamamışlar.</p>
<p>İlgimi çeken şey ise o yoğunluğa ve sıkıntılara rağmen bilgisayar sistemine işin başından itibaren eksiksiz geçmiş ve adapte olmuş olmaları. Elektronik reçete yazıyormuş, fırsat bulduğunda da poliklinik listelerini bastırıp deftere yapıştıracak.</p>
<p>Resmi bir kurumun misafirhanesinde kendilerine verilen iki odanın birisini de geri almışlar. Şimdi kalabilecekleri bir ev arıyorlarmış.</p>
<p>O curcunada ve dağın başında her şeye rağmen mesleğine olan saygısı, giydiği bembeyaz hekim kıyafeti ve duruşuyla Hüseyin kardeşimle mesleki olarak gurur duydum.</p>
<p>Karşılıklı telefonlarımızı aldık birbirimizin. Biz akşam yemeği hazırlığı için Namrun çarşısının yolunu tutup onu kapıda bekleyen hastalarla baş başa bırakırken içim burkuldu biraz. Akşamki mangal muhabbeti biraz buruk geçecek…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=345</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Hekimliği güncesi – 11</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=343</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=343#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 22:05:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=343</guid>
		<description><![CDATA[19.temmuz.2010
-      Aile Hekimliği Uzmanı Nil aradı; adli nöbet yazmışlar cumartesi günü için. Uzmanlara da adli nöbet yazıyorlarmış. Canı çok sıkkındı…
-      Adliyede çalışan bir grup hasta ilk günlerde gelmişlerdi; hepatit B aşısının son dozunu yaptırmak için. TSM’ye soracaktım, fazla aşı verirler mi diye… unuttuk, yarın sormalı…
-      Bir anne ölümü olmuş; grup başkanlığında moraller bozuk. Hasta gebelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>19.temmuz.2010</p>
<p>-      Aile Hekimliği Uzmanı Nil aradı; adli nöbet yazmışlar cumartesi günü için. Uzmanlara da adli nöbet yazıyorlarmış. Canı çok sıkkındı…</p>
<p>-      Adliyede çalışan bir grup hasta ilk günlerde gelmişlerdi; hepatit B aşısının son dozunu yaptırmak için. TSM’ye soracaktım, fazla aşı verirler mi diye… unuttuk, yarın sormalı…</p>
<p>-      Bir anne ölümü olmuş; grup başkanlığında moraller bozuk. Hasta gebelik izlemlerini yaptırmış aslında, bir şeyi yokmuş. Evde doğum sırasında rüptür olmuş ve kan kaybından kaybedilmiş. Hastane doğumlarındaki ücret sorunu çözülmedikçe sosyal güvencesi olmayanların evde doğurmalarının önlenmesi çok zor. Ödeme güçleri olmadığı için ne yapıp edip evde doğurmaya çalışıyorlar.</p>
<p>-      Ana çocuk sağlığı merkezindeki tüm hekimler sisteme geçmişti, öksüz kalmışlardı… Sordum ‘ne yapıyorsunuz?’ diye… Sağolsun grup başkanlığı çok olumlu yaklaştı bu konuya. Çok az doktor olmasına rağmen ellerinde, her gün yarım gün de olsa bir doktor gönderiyorlar. Hem de en idealist doktoru Tarsus’un; Dr.Metin… Sisteme karşı olduğu için girmemişti uygulamaya. Çoğu ASM lerde RiA takılmadığı için hastaları çok oluyormuş; ‘kovalar doluyor akşama kadar…’ diyorlar AÇS deyimiyle… Muayene sonrasında spekulumlar ve diğer aletler kovaya doldurulup yıkanıyor ya… Sevindim. Çok önemli bir hizmet yapıyor AÇS ler, sahip çıkılması çok önemli. Bana da gönderiyorlar sorunlu hastalarını. Geçen gün ipi kopmuş bir RiA’yı göndermişlerdi. Adetinde ASM’ye gelecek, çıkartmak için.</p>
<p>-      Laboratuarımız çalışıyor. Eksiklerimiz var. Gebelerde HbS bakmak lazım, kan grubu da yok. Henüz idrar da bakmıyoruz, gebelik testi de&#8230; Rutin tetkikleri kurye alıyor, sonuçlar email ile geliyor. Daha doğrusu geliyormuş; bizim ebe hanımlar canavar gibi, sonuçları basıp veriyorlar hastaya, onlar da alıp geliyorlar.</p>
<p>Hastalardan örnekler:</p>
<p>-      Hepatit B taşıyıcısı genç bir bayan hasta. Ailesinde yaygınmış taşıyıcılık. Kendisi ve eşi ortopedik engelliler. Sol ayağında polio sekeli var. Batman&#8217;dan gelmiş. ‘Bizimkiler aşı nedir bilmezdi’ diyor. Eşi müze görevlisi, benim bölgemdeki kilise lojmanında oturuyorlar. Çocukları olmamış. İki defa tüp bebek denemişler, tutmamış. Eşi aşı yaptırmış. Hem durumuna baktırmak istiyor, hem de taşıyıcılığın çocuk sahibi olmasına engel olup olmadığını merak ediyor.</p>
<p>-      Hollanda’dan bir misafir bayan hasta&#8230; Çocuğunu getirmiş. Aile hekimliğini iyi biliyor. ‘Sizin oralarda nasıl sistem, memnun musunuz?’ diye sordum. ‘Sizin yerinizi tutamazlar doktor bey’ dedi; ‘ama çok aletleri var, onlar sizde olsa Türk doktorları çok daha iyi’.  ‘Hastaneler daha iyi, çok inceliyorlar’ diyor. Bir keresinde çocuğu hastaymış, hastaneye sevk istemiş, doktor sevketmemiş. Sevk verene kadar çıkmam buradan demiş, inat etmiş, oturmuş gitmemiş; ‘Dövecektim doktoru’ diyor. Sonradan öğrenmiş ki doktoru başka birisi dövmüş ‘Benim dövmeme gerek kalmadı’ diyor. ‘Hollanda’ya gelirseniz mutlaka beklerim, misafirimiz olursunuz.’</p>
<p>-      Vajinal kaşıntısı olan bir bayan hasta. Karnında da bir şey oynadığını söylüyor. Enfeksiyonu var, başka da bir şey yok… ilaç tedavisi sonrasında gelecek; geçmezse şikayetleri…</p>
<p>-      ‘İlaç yazdıracağım doktor bey…’ Bu cümleyi o kadar çok duyuyorum ki. Raporlu tansiyon ilacını uzatıyor. Devletin verdiği dört ilaç hakkını tamamlayabilmek için planı hazır… Bir antibiyotik, bir de kas gevşetici. Arkama yaslanıyorum yüzüncü kez; anlatıyorum antibiyotiği neden yazmayacağımı. ‘Ama ben bunu devamlı kullanıyorum doktor bey…’</p>
<p>-      Yine genç bir kadın; ‘saçım çok dökülüyor doktor bey…’  Gülüyorum… ‘Benim de…’ diyorum. Espriyi anlıyor ama bana ispat etmek için saçlarının açılmış yan kısımlarını göstermeye çalışıyor. Soluk, halsiz, güçsüz bir kadın. Anemik besbelli… Tetkik istiyorum, tiroid hormonlarını da ekleyerek. ‘Sonuçlar bir çıksın, bakalım, eğer ne olduğu anlaşılmazsa yeniden düşünürüz ne yapacağımızı…’</p>
<p>-      Obezite çok yaygın. Yaygın ağrılarla bir obez kadın hasta. Dizi ağrıyor. ‘ Fazla kilodan oluyor; vermen lazım… ilaçlarla iyileştirebilmemiz çok zor…’ Yanındaki arkadaşına dönüyor; ‘sakın kocama söyleme kız; ekmek bile yedirmez bana, o da kilodan oluyor deyip duruyordu…’</p>
<p>-      Hastalar geldikçe özlük bilgilerini bilgisayara kaydediyoruz. İlk günlerde ben görüşmenin başlangıcında sorup yazıyordum. İletişimi de olumsuz etkileyen bir şey aslında; hasta hastalığını anlatmak istiyorken sen okuduğu okulu, muhtemelen bilmediği kan grubunu, sosyal güvencesini soruyorsun. Artık Hatice Ebeye gönderiyorum; hem tanşıyorlar, çevredeki gebe ve çocukları konuşuyorlar hem de Hatice tüm eksik bilgileri giriyor. Ben bunlarla uğraşmadım için direkt muayene sayfasına gidiyorum. Cep telefonunu sorduğumda numarasını ezbere bilmeyen o kadar çok kadın var ki; rehberin bir yerine kaydetmişler, uzatıyorlar telefonu bana, ara ki bulasın…</p>
<p>-      Bu arada çok sayıda hipertansiyon, diyabet, kas ve eklem ağrıları geliyor…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=343</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Hekimliği güncesi &#8211; 9   (18.temmuz.2010)</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=341</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=341#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 19:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=341</guid>
		<description><![CDATA[Sistem güncesi – 9     18.temmuz.2010
Bölgemde yaşayan bir hasta tanışmaya geldi; hayırlı olsun demeye gelmiş. Hastalar sistemi çok merak ediyorlar. Konu İstanbul ve Ankara’nın gündemine girdikten sonra televizyonlarda her gün dinliyorlar. Herkes aile hekiminin kim olduğunu merak ediyor. Beklentileri çok yükselttiler; herkesin dilinde artık doktorun eve gideceği var neredeyse.
Müdürlük kesin kayıt yapmayı yasaklamıştı ilk başta. Artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sistem güncesi – 9     18.temmuz.2010</p>
<p>Bölgemde yaşayan bir hasta tanışmaya geldi; hayırlı olsun demeye gelmiş. Hastalar sistemi çok merak ediyorlar. Konu İstanbul ve Ankara’nın gündemine girdikten sonra televizyonlarda her gün dinliyorlar. Herkes aile hekiminin kim olduğunu merak ediyor. Beklentileri çok yükselttiler; herkesin dilinde artık doktorun eve gideceği var neredeyse.</p>
<p>Müdürlük kesin kayıt yapmayı yasaklamıştı ilk başta. Artık hiçbir doktora kayıtlı olmayan hastaları kesin kayıt listenize alabiliyorsunuz. Hasta dosyasına girildiğinde sağlık bakanlığından sorgulama bölümü var; aile hekiminin kim olduğunu oradan görüyorsunuz. Eğer aile hekimi yoksa ‘kesin kaydet’ diyorsunuz ve oluyor. Sizin bölgenizde yaşayan birisi başka bir ilde misafir hasta olarak aile hekimine muayene olmuşsa, sizin iliniz de henüz sisteme geçmemiş olduğundan hastanın aile hekimi olmayacağından o aile hekimi tarafından kesin hasta olarak kaydedilmiş olabiliyor. Bu durumda siz o hastayı dilekçe ile alabileceksiniz listenize, 3 ay dolduktan sonra.</p>
<p>Sabah internet kesikti. Telekom’a sordurduk; 4 saat sürecek bir çalışmamız var demişler, çaresiz bekliyoruz. Gerçi program internet olmadan da çalışıyor aslında ama sorun misafir hastaların bakanlıktan güncellenmesi&#8230; Emin’in virüs nedeniyle çağırdığı bilgisayarcı Mehmet farkediyor işin aslını: modem kilitlenmiş&#8230; Modemi resetliyor ve sorun çözülüyor. Telekom neden öyle söyledi kimbilir&#8230;</p>
<p>Haluk’un bilgisayarı çalınmıştı ve yenisine de uzaktan bağlanarak program kurdurmuştu ya; bu sefer de bilgisayarın ağa tanımlanması gerekiyor ki ebe hanımların odasından hastalara erişilebilsin. Asıl datalar doktorların bilgisayarında duruyor, ebe hanımların bilgisayarları terminal şeklinde ona bağlanarak işlem yapabiliyor. Eski alışkanlıkla akşamüstü çıkarken bilgisayarı kapatır kapatmaz Hatice’nin telefonu geliyordu; ‘aman doktor bey, kapatmayın bilgisayarı, hastaları göremiyorum…’ Hatice bayağı tecrübe kazandı kısa zamanda. Gebelerinin hepsini çağırmış. Koşa koşa geliyorlar. Hastanelerde takip edilen hastalar aslında hepsi, ama bir şeyler eksik kalmış hep. Her ay gelecekler.</p>
<p>Geçen hafta dikişleri enfekte olmuş bir lohusamıza bakmıştık. Bebeğini getirmiş bu kez. Yüzü gülüyordu, “iyileştim” dedi… Ebe hanımların odası, daha doğrusu dairesi çok güzel oldu, cıvıl cıvıl. Birkaç bebek aynı anda gelmiş, koro halinde ağlıyorlardı. Ebe hanımların birisi elinde mezura ile bebeği ölçüyor, diğer, aşı yapıyor, birisi de bilgisayarla uğraşıyordu sabah uğradığımda. Uğradım deyince yanlış anlaşılmasın, arada sadece birkaç basamak var ama hastalar peşpeşe gelince pek çıkamıyorsunuz.</p>
<p>Bir yeni doğanın TSH sonucu yüksek gelmiş, onu bildirdik, kontrol kanı aldı Hatice. Akşamüstü grup başkanlığına gitmişti, elleri torbalarla dolu döndü. Aile planlaması malzemelerimizi almış. Diğer arkadaşların aldıklarını kullanıyorduk bugüne kadar. Herkese ayrı ayrı veriyorlar, eskiden ekmeğin karne ile verilmesi gibi. Bir tomar da yazı getirdi. Şöyle bir baktım giderayak, bir sürü iş gibi duruyordu, pazartesi okuruz deyip Hayriye’ye bıraktım. Çok talimat geliyor, birilerinin konsantre olması lazım bunlara.</p>
<p>Hergün “enterit” sayısı bildiriyoruz. Saat 16 gibi Hayriye bizleri arıyor telefonla, sonucu müdürlüğe (belki de grup başkanlığına) telefonla bildiriyor. İnsanın tanıya enterit yerine “sulu gaita” yazası geliyor uğraşmamak için. Yok yok, yine de doğrusunu yazmak lazım, varsın uğraşalım. Vardır bir bildikleri elbet.</p>
<p>Bilgisayar programından tanı bulmak da hiç kolay değil. Elle yazarken alıştığımız tanıları ara ki bulasın. Ben mesela daha “sağlam” tanısını bulamadım. Muayene edip sağlam gördüklerimi kaydetmek işkence… Sağlam raporu tanı kodunu Hayati’ye sorduk; programcılar bizden iyi biliyor; Z’li bir şeymiş… Kendi tanılarım diye bir yer var, oraya attık, bulması kolay artık. Sağlam raporunu kolay veriyorum da, “sağlam” tanısı koymayı da bu hafta becereceğim inşallah…</p>
<p>Uzaktan erişim programı ‘team viewer’ı google’dan indirdik, programcılar bağlanarak hemen hallediverdiler, artık sorun yok, ebe hanımların bilgisayarından dördümüzün hastalarına da ulaşılabiliyor. Danışmadaki ikinci bilgisayarı da oraya kurmak gerekecek galiba&#8230; dur bakalım&#8230; Programcıların en çok tercih ettikleri şey uzaktan bağlanmak. Mersin’den buraya adam göndermek, hele ki şu yoğun günlerde çok zor bir şey. Çok sıkıştırırsanız telefonlarınıza cevap alamıyorsunuz. Masaüstüne hazır bir ikon koyuyorlar, siz tıklayıp şifreyi okuyunca onlar sizin bilgisayarı kullanmaya başlıyorlar. Siz de çayınızı içip mouse’un ekrandaki hareketlerine dalıp hayaller kurabilirsiniz…</p>
<p>Hastalar seyrek geliyorlar (şimdilik). Sohbet ederek yavaş yavaş bakıyoruz. Tanışmaya gelenler de var. Günde 30-35 hasta civarında bakıyorum. Sanıyorum diğerleri de öyle. Belki 10 tanesi misafirdir. Emin misafir hastaları daha fazla kabul ediyor. Çok uzakta oturanlar, köyden gelenler var; eğer makul istekleri varsa hallediyoruz. Hayriye aşağıda nasıl hallediyor bilmiyorum ama açıklama yapınca ve kendi doktorunun ismini verip yönlendirince hastalar kabul edip oraya gidiyorlar. Makul istekleri geri çevirmiyoruz zaten.</p>
<p>Bir de özel doktor reçeteleri var. Ben prensip olarak özel doktor reçetelerini yazıyorum. Ama kortizonlular var ya; işte onlar zor&#8230;  Ne kadar da çok geliyor… Tonsillit’e bile steroid… Şimdiki hobim böyle reçeteleri biriktirmek. Önce reçeteye bakıp sonra yazıp yazamayacağını söylemek de pek hoş olmuyor.</p>
<p>Benim bölgem çok eğlenceli. Kafanızı çevirdiğiniz her köşenin bir hikayesi var, çok eğleniyorum. Bugün gelen hastalardan birisi beni hamama davet etti; durun gülmeyin hemen; adamcağız 530 yıllık tarihi hamamın işletmecisiymiş. Uzun uzun hamamın yararlarını anlattı; ne kadar sıcak olursa olsun diğer banyolar hamamın yerini tutmazmış. Nem oranı, havası başkaymış. Vücudunda hiç kir, pas kalmazmış hamamda yıkanıp keselendikten sonra. “Hocam gel bir kese yapayım…” diyor…</p>
<p>Az ötede, tarihi Ulucami’nin çevresinde hummalı bir çalışma var. Kurtlar Vadisi burada çekilecekmiş. Sanıyorum Filistin’de geçecek bölümler burada çekilecek. İyi bir şey mi kötü bir şey mi kestiremedim…</p>
<p>Bu arada; sigara saran adamların hikayesini de öğrendim. Bu bölgede kaçak tütünden sigara yapıp satan çokmuş. Bu işin bir de makinası varmış. Aynı normal sigaralar gibi hazırlayıp paketliyorlarmış. Normal sigaranın paketi 3-4 lira iken bunları bir buçuk liradan satıyorlarmış.</p>
<p>Mustafa Bey geldi bugün. Ana Çocuk Sağlığı Merkezi’nden hastam. Benim şimdiki bölgeme komşu bir ASM’ye bağlı. Annesi çok yaşlı, çıkamıyor evden. Bizim eski yerimiz ikinci kattaydı; tam 44 basamak. Teyze yukarıya çıkamaz ben inerdim aşağıya, arabada bakardım. Zaten çoğu zaman Mustafa Bey gelip anlatırdı şikayetini, bir şeyler yapardık. Kronik bir kaşıntısı var teyzenin, uyuyamıyor kaşıntıdan. Mustafa Bey çok sevimli bir emekli. Annesine çok düşkün. En büyük zevki ırmağın denize döküldüğü yerde yılan balığı avlamak. Bana da getirecek, sözü var ama bir türlü kafasına yatacak büyüklükte tutamadı yılan balığını. Yeni doktoruna gitmiş, “anneni görmemiz lazım” demişler haklı olarak. Ama o kızmış, gelemez demiş, yaşlı, çok da kaşıntısı var… tarif etmişler, beni bulmuş. Aşağıda da Hayriye ‘bu defaya mahsus’ deyip yukarıya yollayınca çok sevindi beni gördüğüne.</p>
<p>Sohbet ettik biraz. Annesi kebabı çok seviyor, Tarsus’luların çoğu gibi. ‘Ölmicem mi zaten oğlum, kebap getir bana’ demiş. ‘İki dene de daş gadıyifi aldım doktor bey, ‘al anne, güzelce ye’ dedim’ diyor. ‘Sabah beni ölmüş görürsen götürür gömersin’ diyormuş annesi. ‘Bu sayılmaz doktor bey, yeni işini hayırlamaya çiçekle gelecem’ diyor giderken; ‘baba bi emrin var mı?’  Çok sevimli bir adam; anlatırken beden dilini bir görseniz, kebap ve ‘daş gadıyifini’ görmüş gibi olursunuz, ağzınız sulanır…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=341</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Hekimliği güncesi &#8211; 8     14-15 temmuz 2010</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=338</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=338#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 21:17:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hekimliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=338</guid>
		<description><![CDATA[Sistem güncesi &#8211; 8
14.temmuz.2010
Sabah esnafın arasından 200 metrelik yürüyüş müthiş keyifli bir alışkanlık oldu. Köşedeki ‘sigaracı’.yerde küçük bir tabureye oturmuş, önündeki tezgahta tütün sarıp sigara yapıyor. Çok da güzel sarmış sigaraları, muhtemelen tek tek satıyor. Sohbet edemedim henüz. Açıkçası, benden çekinir, polis falan zanneder diye düşündüm, korkmasın diye konuşmadım. Fotoğrafını çekmeli, ilk fırsatta&#8230;
Ebe hanımlar erkenden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sistem güncesi &#8211; 8</p>
<p>14.temmuz.2010<br />
Sabah esnafın arasından 200 metrelik yürüyüş müthiş keyifli bir alışkanlık oldu. Köşedeki ‘sigaracı’.yerde küçük bir tabureye oturmuş, önündeki tezgahta tütün sarıp sigara yapıyor. Çok da güzel sarmış sigaraları, muhtemelen tek tek satıyor. Sohbet edemedim henüz. Açıkçası, benden çekinir, polis falan zanneder diye düşündüm, korkmasın diye konuşmadım. Fotoğrafını çekmeli, ilk fırsatta&#8230;</p>
<p>Ebe hanımlar erkenden yemek hazırlıklarına başlamışlardı; dolma yapacaklar&#8230; içini hazırlamışlar bile. Terastaki masanın etrafında hepimiz dizilip sabah çay simit keyfi yaptık.<br />
<span id="more-338"></span><br />
Hayriye cepten çaldırdı; 2 hasta var. Çayımla beraber indim odama. Yaşlı amcanın karnındaki şişliğe baktıktan hemen sonra kötü bir haber telefonla geldi; bir yakınımın kardeşi vefat etmiş&#8230; Bekleyen diğer hastayı hemen karşı odaya yönlendirip Ramazan’a haber verdiktn sonra hızla hastaneye gittim ve dün bir daha dönemedim ASM’ye. .Kuşların korkusundan uzağa parkettik ama bu sefer de acil çağrıda koştura koştura arabaya gitmek zorunda kaldım. Herkes aradı sağolsunlar, gelme biz hallediyoruz dediler. Ekibin önemi burada, siz yoksanız gözünüz arkada kalmıyor.</p>
<p>15.temmuz.2010</p>
<p>Sabah yürüyüşü&#8230; sigaracının yanındaki kasabın önünde oturmuşlar birkaç esnaf. Gazetedeki haberi konuşuyorlar; yumurtanın tavuktan çıktığı kesinleşmiş diye anlatıyor bir tanesi hararetle&#8230;</p>
<p>Girişte bir hastam karşıladı aşağıda. Bir ayağı ve bir eli özürlü, aksayarak yürüyen genç bir çocuk. AÇSAP’ta görmüştüm bir kaç ay önce. Özel bir derdi varmış, ayaküstü konuştuk.</p>
<p>Bugün yine genç bir delikanlı uyuşturucu reçetesi istedi. Geçen hafta da gelmişti. Elinde eski tarihli bir reçete var, onu yeşil reçeteye geçirtmek istiyor. Madde bağımlısı, yüzünün feri gitmiş, sakalları birkaç günlük, biraz da ürkütücü&#8230; Sistemin değiştiğini, yeşil reçetemiz olmadığını söyledim. 4-5 kere ısrarcı oldu ama kırmadan, suçlamadan kibarca reddettim, yolladım. Perseküte olup her gün gelmesin&#8230; baksana iki kez oldu geliyor. Halluk’a da uğramış.</p>
<p>Haluk yeşil reçete için dilekçe yazıp yolladı grup başkanlığına. Artık TSM demek lazım herhalde. Giden evrak defteri almış bir tane. Hayriye’ye yazdırmış yazıyı. ‘Sorumlu hekim’ ünvanı ile de Ramazan’a imzalatıp gönderecekti. ‘Sorumlu hekim’ yazmayalım artık dedim; ‘yönetici hekim’ yazalım. Ruşen de uyarmıştı; sorumlu hekimlik bir çeşit amirlik pozisyonunu çağrıştırıyor. Oysa ki bu sistemde böyle bir şey yok. Bu seferlik yeniden bastırmadık yazıyı, kağıt israfına gerek yok; bir dahaki sefere öyle yazarız.</p>
<p>Kimde dursun yeşil reçete? Acaba bir koçan yetmezmiydi, biterse yeniden alırız, zaten ne kadar kullanırız ki&#8230; En iyisi Funda Ebeye verelim, en tecrübelileri o. Çok da duyurmayalım yeşil reçeteyi, gerektiğinde yazarız sessizce.</p>
<p>Haluk’un bilgisayarı çalınmıştı ya&#8230; yenisini getirdi. Bu sefer desktop. Ben cenazeye gidince dün kuramamıştık sistemi. Bugün kendi halletmiş, süper. Firmadan Hayati’yi aramış. İnternetten küçük bir programcık indirip kurmuş, o programla Hayati uzaktan bağlanıp hasta takip programını kurmuş bilgisayara. Korkudan ben her gün yedek alıp flashdisk’e kopyalıyorum. Çok uzun sürmüyor. 30 megabytelık tek bir dosya. Laptop çalınsa da yedek var, data kaybı olmaz.</p>
<p>Odamın anahtarı, programın şifresi Hatice ebeye teslim. Benim bilgisayarım açık olmazsa o yukardan giremiyor programa. Ben de bu nedenle bilgisayarı kapatmadan çıkıyorum, o benden sonra giderse kapatıp çıkıyor.</p>
<p>İstanbul’a taşınan bir hastam vardı; Xxx  Hanım. İki kızıyla ziyaretime geldiler. Hem ziyaret hem de muayene. Kızlar kocaman olmuş, birisi emlakçıda çalışıyor, diğeri de bu yıl konservatuar sınavına girecekmiş, kazanırsa tiyatrocu olacak. Kalbinde zaman zaman ağrılar oluyormuş, muayene bulgusu yok ama bir eko önerdim. MVP falan olur bazen. Annesi 50 yaşında, menopoza yeni girdi. Miyomu vardı, bir de smear aldırmak istiyor. Miyom büyümemiş, zararsız görünüyor. Smear nasıl olacak. Hadi biz aldık, kim bakacak bilemedim. Serviks de temiz görünüyordu ama hazır smear bilinci olan bir hasta bulmuşken ihmal etmeyelim, yakındaki kadın doğum hastanesine gönderdim smear için. Hasta İstanbul’a dönecek, kadın doğumcu arkadaşım smear sonucunu bana yollayacak.</p>
<p>Pişmaniye getirmişler. Bugün glisemik indeksi yüksek takıldık hep beraber&#8230; Hayriye, aşağıyı birine emanet edip gelirmisin yukarıya&#8230; Bizim bir resmimizi çek kızlarımla&#8230; Artık facebook’a mı koyarız, web sayfasına mı&#8230; Sahi, muayenehanedeki çocuk hasta resimlerini dizdiğim panoları getirsem mi ki&#8230; Ama bekleme salonunda çocuklar yırtarsa&#8230; Dur bakalım, sonra düşünürüz&#8230; şimdilik kalsın.</p>
<p>Tanıdığımız bir kadıncağız vardı. Kocası epey hayırsız, çalışmıyor. Kendi aramızda para toplayıp temizlik ve yemek yaptırıyorduk. Çok temiz bir kadın. Ziyarete geldi, hem de iş var mı diye soruyor. Keşke olsa ama biz tamamız. İstersen bir de ‘bir nolu’ya git. Onların belki ihtiyacı vardır. Ben de telefon ederim. Sana bulduğum diğer yerde çalışmayı da sen istemedin, kocan izin vermiyor geç saate kadar çalışmanı.</p>
<p>‘Doktor bey lohusayı giremiyorum’ Hatice’yle oturup tespit ettiğimiz lohusayı girmeye çalıştık. Becerdik de&#8230; Önce gebeliği tespit ediyorsun, sonra doğumla sonlandırıyorsun, ancak o zaman lohusa kartı açmana izin veriyor program. Aşılarda sorun var. Eski tarihli aşıları da girip çocuğun dosyasını tamamlamak istiyorsun ama sistem başlamadan önceki tarihle aşı girmenin kolay yolunu bulamadık henüz. Şimdilik performans yok ama öğrenmek lazım.</p>
<p>Bizim bütün gebelerimize ve bebeklerimize ulaştı Hatice. Hem de hiç sahaya çıkmadan henüz. Sadece bir lohusa için çıktı dün, onu da evde bulamadı zaten. Telefon ediyorsun hemen koşa koşa geliyorlar. Her yeri bilmem ama benim ebemin işi kolay görünüyor şimdilik. 15-49 takipleri biraz fazla. Yılda 2 defa görmek gerekiyor. Bir de özlük bilgilerini tamamlamak var. Ben her gelen hastaya önce telefon, öğrenim durumu, kan grubu ve sosyal güvenceyi soruyorum. Bunları istiyorlarmış, sonradan uğraşmayalım.</p>
<p>El dopleri de efsane oldu. Sağolsun Saim bir site ismi verdi. Biz girene kadar o da zam yapmış. Telefonları Haluk’a verdim; satın almacı o:) Hemşire hanımlar acele ediyorlar el dopleri için. Sistem sadece var veya yok demeyi kabul etmiyor ve sayı istiyormuş.</p>
<p>Söylemiş miydim; bebek terazimiz pound cinsinden ölçüyordu. Bizimkiler de rakamı ikiye bölüp ölçmeye çalışıyorlardı. Neyse ki altındaki düğmeyi bulup kilograma çevirdik de düzeldi:)</p>
<p>Ona yakın ilaç raporu yazdım, hepsi tamam. Ama birisinde eczacı gelip ‘bilgi işlem numarasını’ sordu. Ayrı bir rapor defteri turup tutmamaya karar veremedik önce. Protokol numarasını yazdırdım oraya da ve oldu. Ama sonra karar verdik, bir rapor defteri alıp oradan numara verip bir nüshasını da saklayalım dedik.</p>
<p>Saat dört buçukta da ayrılıp okulu ve Tarsus’u ziyarete gelen Alman Hessen eyaleti parlamenterlerini karşılayıp gezdirdik. Akşamüstü de yas evini ziyaret&#8230; Sohbetin bir bölümünün konuu da tabi ki aile hekimliği&#8230; Sorular, sorular&#8230; Biz şimdi istediğimiz yere gidemeyecek miyiz?</p>
<p>Yarın akşam bir hastamın oğlunun düğünü var Adana’da. Düşündük taşındık eşimle; gitmemek için bir bahane bulamadık:) Ne hoş bir şey, bizi de düşünmüşler sağolsunlar; ‘geleceğiz’ deyince ne çok sevindiler&#8230; tabi ki gitmek lazım&#8230;</p>
<p>Dr.Ali Cerrahoğlu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=338</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sistem güncesi &#8211; 7        13.temmuz 2010</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=336</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=336#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 21:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=336</guid>
		<description><![CDATA[-Şu terasa görünmeden çıkmanın bir yolunu bulmalı… tost yine buz gibi oldu. Bekleyen birkaç hastayı görmeden çaya çıkmak zor.
- Sabah koltuk değnekleri ile bekleyen yaşlı hastaya yukarıya çıkmadan ilaçlarını yazmayı teklif ettim, kabul etmedi; ‘çıkalım biraz sohbet ederiz’ dedi. Beraber çıktık odama. Ama yine de ilk hastam olamadı, kapıda bekleyen anne ve oğulu bekledi. Hısım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>-Şu terasa görünmeden çıkmanın bir yolunu bulmalı… tost yine buz gibi oldu. Bekleyen birkaç hastayı görmeden çaya çıkmak zor.</p>
<p>- Sabah koltuk değnekleri ile bekleyen yaşlı hastaya yukarıya çıkmadan ilaçlarını yazmayı teklif ettim, kabul etmedi; ‘çıkalım biraz sohbet ederiz’ dedi. Beraber çıktık odama. Ama yine de ilk hastam olamadı, kapıda bekleyen anne ve oğulu bekledi. Hısım çıktık; neredeyse akraba olacaktık. ‘Babama kaymakam Mustafa derler, bu mahallede büyüdük, annenlerle beraber oynardık çocukken’</p>
<p>- Sonraki hasta baypas sonrası kesi üzerinde ‘hipertrofik nedbe’ gelişen obes, diyabetik ve hipertansif bayan hasta. Şu anki tek sorunu ameliyat izindeki bariz kabarıklık. Sabahın enerjisi ve dinlenmişliği ile uzun bir ‘yaşam tarzı değişikliği’ sohbeti. Nedbesi için sadece bir pomat yeter, çok da faydası olmayacağını ekleyerek. Silikon jel konusuna hiç girmedim; reçeteye girer mi, Tarsus’ta bulunur mu, hasta uygulayabilir mi, gerek var mı, hasta için öncelikli mi diye kısa bir tereddütten sonra.</p>
<p><span id="more-336"></span></p>
<p>- Firmacılar sık ziyaret ediyorlar. AÇSAP’dayken çok gelmezlerdi, reçete sayımız tatmin edici değildi besbelli. Saygılı ve dikkatliler, koyduğunuz sınırlara uyumlular. Diğer ASM’leri anlatıyorlar. Her tarafta harıl harıl düzenlemeler, tadilatlar… Firmalar sisteme ilk geçen illerde çok katkıcı olmuşlar. Artık pek öyle değilmiş. Belki de iyi ki değiller. Karlılık azalmış, ilaç fiyatları düşmüş.</p>
<p>- Halı saha görevlisi Şinasi kardeşini ve yeğenini göndermiş, karın ağrısı ve iştahsızlık… Misafir hastalar ne kadar azaltsak da yine çok.</p>
<p>-Tatsız bir olay, korktuğumuz başımıza geldi, Dr.Haluk’un laptop’ı çalındı. Gözle kaş arasında… Haluk aşağıya inmiş, ebe hanım da karşı odaya geçmiş beş dakika, dönüp baktıklarında kabloları çekilmiş ve bilgisayar yok olmuş. Kirli sakallı, zayıf bir genç vardı demin, acaba o mu ? Kamera yok merkezde… ara ki bulasın. Olay yeri inceleme ekibi hemen geldi ama bulunması çok zor. Çok yeni bir makine değildi ama programı zar zor kurmuştuk, yeni yeni adapte oluyorlardı. Evdeki masaüstü bilgisayarı getirdi öğleden sonra. Bilgisayarcıları aradık. Tabi ki çok meşguller, birçok ASM’ye daha hiç gidememişler; gelmeleri zor. Yarın sabah uzaktan bağlanarak kurmaya ve ayarları yapmaya çalışacağız. Odadan çıkarken kilitlemek lazım her seferinde. Çıkarken kapıda Hayriye’ye bırakmalı anahtarı… ne bu ya; biz önceden kapı falan kilitlemezdik…</p>
<p>-ASM tabelası göndermişler müdürlükten. Oldukça küçük bir tabela. İsmimizde bir de ‘Cumhuriyet’ vardı, unutulmuş; ‘Emekliler Derneği (Cumhuriyet) Aile Sağlığı Merkezi’’ olacaktı. Bir ara eklemeli. Peki eski kocaman tabela ne olacak? Oysa biz sağlık ocağı yerine Aile Sağlığı Merkezi yazdırıp kocaman tabelayı korumayı düşünüyorduk. Neyse, bu yenisini bir yere asalım sonra düşünürüz. Arkadaşlar, tabelanın yerini inceliyoruz ama herkes de bize bakıyor sokağın ortasında, hadi içeriye girelim, sonra bakarız…</p>
<p>-Öğlen yemekleri sorun. Hemşire hanımlar yemek işini organize etmeye başladılar. Güzel bir liste yapmışlar kendi aralarında, öğlene doğru alışveriş yapıyorlar ve en üst kattaki küçük mutfakta yemeklerini hazırlıyorlar. Bugün taze fasülye vardı…  çok uyumlular… herkes herkesin işine koşuyor.</p>
<p>-Pozitif enerji vereceğiz diye hep olumlu şeyleri de yazmayalım; fenilketonüri için kanları toplum sağlığı merkezine kim götürecek? Bazı ASM lerde tartışma bile olmuş doktorla ebe arasında. Doktora kurye işi yüklemek de uygun değil. Neyse, bugün duyduk ki ayarlanmış, bir görevli dolaşıp toplayacakmış. Aferin grup başkanına, çalışkan çıktı bu oğlan, ve de makul… Duyuyoruz bazı yerlerde sanki özellikle güçlük çıkartıyorlarmış birçok şeye. Bizde yapıcı bir yaklaşım hakim görünüyor.</p>
<p>-Tuvaletler koku yapıyormuş… muş diyorum çünkü benim burnumun koku almaması meşhurdur. Hemşire hanımlar hep en kritik durumlarda beni çağırırlardı eskiden beriJ Haluk bu işleri iyi biliyor; hayatı tadilatlarla geçmiş. Hemen ustalar çağırıldı; bir sistem kurulsa iyi olurmuş, yan yana tuvaletlerin ışıkları tek düğmeden yanıyormuş, güzel birer fan takılıp da düğmeleri de ayırılırsa süper olacakmış. Ustalar fiyat çıkartmışlar; 2500 TL… pahalı ama fanlar en iyisindenmiş… eyvah eyvah, biz en iyi durumdaki bina diye burayı seçtik ama bak yine eksik çıktı. Çok mu kokuyor gerçekten? Bir düşünelim… mal sahibine mi söylesek ki… ne de olsa demirbaş sayılır. Bence ustalar abartmıştır, birilerine daha soralım. Haluk sağolsun uğraşıp koşturuyor tesisatla, tuvaletlerle… herkes yapmaz valla…bilgisayarı da çalındı zaten…</p>
<p>- Hayriye’nin sigorta işini de hallediyoruz. Ruşen’ler gibi biz de araştırdık ve kendi üzerimize yapacağız. Hem ekonomik olacak, hem de sanıyorum daha sağlam olacak. Kızcağız da canla başla çalışıyor. İkinci bebeği 4-5 aylık oldu, annesi bakıyor… eşi de ekmek parası için yurtdışında işçi…</p>
<p>- Gebe izleminde ÇKS sayısı isteniyor, var veya yok demek yetmiyor. Şimdilik emektar ultrason ile çks sayımı… Ben de ihmal ettim dopleri sormayı Saim’e…</p>
<p>- Bugün kan tetkiklerini de programdan istemeye başladım. Güzel bir sistem, tek tek seçiyorsun tetkikleri ve yazıcıdan tüm bilgileri içeren ve size özel bir tetkik formu çıkıyor. Laboratuar şaşırmasın diye ilk keresinde bir de eski formdan doldurup iliştirdik ebe hanımla. Biraz komik oldu belki ama ne yapalım, hastanın kanı boşa gitmesin… İlk 3 ayda limit yokmuş galiba ama programda kaç liralık tetkik yaptırdığınız görünüyor.</p>
<p>-Şimdiki hedef poliklinik defterinden kurtulmak. Programdan çıktı alıp gerekirse deftere yapıştırmak veya deftermiş gibi saklamak mümkün diyorlardı, ben de programcı Hayati’yi arayarak nasıl olduğunu öğrendim. Böyle yapanlar varmış. Ruşen’de defter gerekmez dedi. Yahu bunun bir yönetmeliği, kuralı yazmaz mı bir yerlerde… oradan buradan sorarak iş olmaz ki… Yarın denesem mi ki… ama sonra vazgeçersem defter çorbaya döner… başladın mı artık öyle devam etmek lazım…</p>
<p>-Arkadaşlar, bu işte en önemli şey bilgisayar ve program. Erkenden karar verip bilgisayarınıza yükleyin. Sistem başladığında kimseyi bulamıyorsunuz. O kadar yoğun oluyorlar ki</p>
<p>(Millet severek okuyoruz dedi ya; senin de çenen düştü… yok kızın bebeğiymiş, kocası gurbetteymiş, emekli olacakmış, tostu soğumuş da yiyememiş, kuşlar arabasını rahat bırakmıyormuş… naalakası var, roman yazsaydın bari…)</p>
<p>Sevgilerimle;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=336</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Hekimliğine geçiş güncesi &#8211; 2</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=334</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=334#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 21:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hekimliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=334</guid>
		<description><![CDATA[Sistem guncesi &#8211; 2
Hafta sonu tum saglik ocaklari acik kalacak dendi; devir teslim islemleri yapilacak. Genellikle herkes birkac gun onceden islemleri tamamlamisti. Ebeler bolgelerindeki ETF leri paket yapip bir tutanak ile yeni aile hekimlerine devrettiler. Tutanaklarin bir nushasi saglik grup baskanliklarina gidiyor.
Cumartesi gunu herkes ASM lerin eksIkliklerini gidermeye koyuldu. Bilgisayarcilar haril haril calisiyorlar. Mersin&#8217;de iki program agirlikli gorunuyor; Devletin verdigi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sistem guncesi &#8211; 2</p>
<p>Hafta sonu tum saglik ocaklari acik kalacak dendi; devir teslim islemleri yapilacak. Genellikle herkes birkac gun onceden islemleri tamamlamisti. Ebeler bolgelerindeki ETF leri paket yapip bir tutanak ile yeni aile hekimlerine devrettiler. Tutanaklarin bir nushasi saglik grup baskanliklarina gidiyor.</p>
<p>Cumartesi gunu herkes ASM lerin eksIkliklerini gidermeye koyuldu. Bilgisayarcilar haril haril calisiyorlar. Mersin&#8217;de iki program agirlikli gorunuyor; Devletin verdigi program (Sentim) ve Kardelen yazilimin programi. Sentim ekibi gecen 10 gun icinde bir gun suren detayli bir egitim vermislerdi. Kardelen&#8217;ciler sehrin icindeki ofislerinde ekibi hazir tutuyorlar, aile hekimleri laptoplarini alip orada kurdurup egitimlerini de aliyorlar. Ayrica ogretmenevinde de<br />
gunler boyu hemen her aksamustu egitim verdiler.<br />
<span id="more-334"></span><br />
Program basit gorunuyor. Ama yeni bir uygulama oldugu icin ve hekimlerin de genel olarak gorev bilinci yuksek oldugu icin program konusu epey mesgul etti herkesi.<br />
Ilk aylarda protokol defteri ile bilgisayara birlikte kayit yapiliyormus. Adana&#8217;da artik deftere yazmiyorlar. Protokol defterine verilen numara formati da degismis, birden baslayarak yazilmiyor. Protokol numarasi yil, ay, gun, saat, dakika saniye olarak devam ediyor. Mesela su anda bir hasta baksam verecegim numara su: 100704071355</p>
<p>Biz programin hasta kabul modulunu de kurduk. Hasta geldiginde muracaatta kimin hastasi olduguna bakilacak, o doktora sira verilip odasina yonlendirilecek. Eger kimsenin hastasi degil ise sirayla veya kim musait ise ona yonlendirilecek. Siz de bilgisayarinizda bekleyen hastalarin sayisini ve gelis nedenlerini gorebileceksiniz. Dilerseniz<br />
kapiniza bir monitor koyup bekleme listesi de yapabiliyormussunuz. Biz isi cok abartmiyoruz simdilik:)</p>
<p>Tabelalar takildi; beyaz uzerine siyah yaziyla 15&#215;25 cm kapilarin yanina isimler yazildi. Uzm.Dr.Xxxx Yyyy 33.xx.xxx NolU Aile Hekimi seklinde. Kase ise; Uzm.Dr.Xxx Yyy Aile Hekimligi Uzmani altinda diploma tescil ve uzmanlik numarasi ve ASM ismi,  numarasi var.</p>
<p>Aile planlamasi odasini da hazirladik. Jinekolojik masanin kucuk bir tamirat isi disinda hersey hazir. Spekulum ve diger aletleri sterilize ettik. Yani pazartesi gunu RiA takabiliriz.</p>
<p>Pazartesi sabah sorumlu hekimler TSM den asilari teslim alacaklar. Herkes kendi listesindeki cocuklarin asilarini takip edecekler. ASM de ebeler ortak calisacaklar. Simdiki planlari ikisiniN ASM de kalip isleri yurutmesi, diger ikisinin de sahayi gezmesi seklinde. Bazi doktorlar ebeleriyle sahayi birlikte gezme planlari yapiyorlar. Hatta brosur bastirip dagitanlar, apartman girislerine asanlar da var.</p>
<p>Genel olarak halkin beklentisi yuksek. Aile hekiminin artik evlerde hizmet verecegi seklinde yayilmis soylentiler var. Henuz konudan hic haberdar olmayanlar cogunlukta. Bazi hastalar sevk zorunlugu olacagindan, hastanedeki doktoruna gidememekten endiseliyken bazilari ise bir an once kendi doktorlariyla tanismak icin sabirsiz.</p>
<p>Sanal ASM deyimi guzel; Tarsus&#8217;ta da 2 tane sanal ASM var. Artik onlar da gercek ASM olmak uzereler, yer kiraladilar. Yeni yerlesim yerlerinde ve kiralarin nispeten cok yuksek olmadigi bolgelerdeler; eminim Istanbul&#8217;da buyuk sorun olacaktir. Bir grup bir apartmanin zemin katini kiralayip alcipanlarla boluyorlar. Bayagi masraf ettikleri soyleniyor. Umarim projeyi iyi belirlemislerdir, sonradan degisIklik yapmak hic kolay degil. Bu konuda yerel yonetimlerin ve TAHUD&#8217;un proje destegi vermesi gerektigini bir kez daha vurgulamak istiyorum.</p>
<p>Herkes Amerika&#8217;yi yeniden kesfediyor; kase, program, malzeme, fetal doppler protokol defteri, personel, sigorta, fiziki sartlar&#8230; gibi detaylari herkes sora sora ogrenmeye calisiyor. Satin almada gucluk cekiyor. Bu konuda meslek orgutlerine buyuk is dusuyor. Yerel aile hekimligi dernekleri bu konuda epey aktif; mail gruplarinda bilgisayar<br />
markasi, kase yaptirilacak adres ve fiyatlari, genel bilgilendirmeler, toplantilar yapiyorlar. Heyecanla calisiyorlar. Bizim bu konuda eksIkligimiz oldugunu dusunuyorum. Biz kendi orgutlenmemizle 2 kez toplandik, deneyimli konusmacilar cagirdik ve cok basarili bir calisma oldu. Bu calismayi, ozellikle Istanbul icin simdiden baslatip<br />
arkadaslarimiza yardim etmemiz lazim. Bence TAHUD hemen bu konuda bir komisyon kurup yonetim kurulundan bir temsilcinin koordinatorlugunde her sehirde egitimler, yazili dokumanlar, danisma hatti gibi uygulamalar yurutmeli. Bu sistemi ne kadar elestirsek de, ne kadar duzeltilmesi gerekir bulsak da sonucta buyuk cogunlugumuzun meslek<br />
hayati bu sistem icinde gececek. Bir telefon danisma hatti cok yararli olur; deneyimli gonullu arkadaslarimiz sirayla o telefona bakarlar ve sorulara cevap verirler.</p>
<p>Simdilik bu kadar; sevgilerimle</p>
<p>Dr.Ali Cerrahoglu<br />
Tarsus-Mersin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=334</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Hekimliğine geçiş güncesi &#8211; 1</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=331</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=331#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 20:58:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Hekimliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili arkadaşlar merhaba;
Mersin&#8217;de uygulama başlıyor. Haberler şöyle;

Dün ve bugün doktor ve yardımcıları bölgelerine ait ETF zarflarını
teslim aldılar. Bir bölgenin nüfusu birkaç ayrı mahalle olarak farklı
sağlık ocaklarına bağlı olduğu için hızlı bir trafik oldu. Bir yandan
nüfuslar teslim edildi, diğer yandan teslim alındı. Mersin&#8217;de ETF
bilgileri büyük oranda sağlıklı olduğu için işler nispeten daha kolay.
ASM lerde hummalı çalışmalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili arkadaşlar merhaba;</p>
<p>Mersin&#8217;de uygulama başlıyor. Haberler şöyle;<br />
<span id="more-331"></span><br />
Dün ve bugün doktor ve yardımcıları bölgelerine ait ETF zarflarını<br />
teslim aldılar. Bir bölgenin nüfusu birkaç ayrı mahalle olarak farklı<br />
sağlık ocaklarına bağlı olduğu için hızlı bir trafik oldu. Bir yandan<br />
nüfuslar teslim edildi, diğer yandan teslim alındı. Mersin&#8217;de ETF<br />
bilgileri büyük oranda sağlıklı olduğu için işler nispeten daha kolay.</p>
<p>ASM lerde hummalı çalışmalar var. Herkes gayretle yerleşmeye<br />
çalışıyor. İnternet, telefon, su, elektrik abonelikleri el değiştirdi<br />
hafta boyunca. Her ASM bir sorumlu hekim/yönetici seçti. Abonelikler<br />
onun adına yapılıyor. Odaların telefon ve internet hatları kontrol<br />
edildi, eksiklikler giderildi. Sabir ip gerekiyor. Genellikle, abone<br />
olan kişinin adına alınan tek sabit ip o ASM nin tüm hekimlerince<br />
kullanılacak. Sabit ip Mernis sorgulaması için gerekiyor.</p>
<p>Kaşeyi basan şirket de genelde yapılan hatayı tekrarlayarak &#8216;Aile<br />
Hekimi Uzmanı&#8217; yazmış, değiştirecek&#8230;</p>
<p>Kapılara asılacak olan yazılar hazırlandı; beyaz üzerine siyah rengin<br />
seçilmesine bir Beşiktaş&#8217;lı olarak benim bir itirazım olmadı:)</p>
<p>ASM de çalıştırılacak olan personel seçildi. Sigortasının hangi kurum<br />
üzerinden yapılacağı konusunda araştırmalar sürüyor.</p>
<p>Bugün hastalar madur oldu; kurumlarda pek hasta bakılmadı. Bazı<br />
eczaneler emanet ilaç isteyen hastalar yüzünden kapattılar.</p>
<p>Poliklinik defterleri numaralandı, grup başkanlıklarında mühürlenerek<br />
tasdik edildi.</p>
<p>Sisteme girmeyen doktor ve sağlık personeli darmadağın oldular. TSM de 2-3 doktor dışında kimse kalmadı, ilçelerdeki hastane acillerine&#8230; gönderilen hekimler üzüldüler. Yardımcı sağlık personeli, kıdem ve yaşlarına bakılmaksızın il içinde dağıtıldılar. Sisteme girmeye tereddüt edip yerinde kalan birçok yardımcı sağlık personeli şaşkın. Bölünmüş aileler oldu.</p>
<p>Hüzünlü anlar yaşandı; 18 yıllık AÇSAP&#8217;tan ayrılmak, ayda takılan 130 RiA nın, yapılan eğitimlerin akıbetinin ne olacağının belirsizliği ile, personelle vedalaştık.<br />
Mersin&#8217;de Kardelen yazılımın programı çoğunlukla kabul gördü. Adana&#8217;da 500 doktorun kullandığı Server programının aynısını kullanıyorlar. Biz de o programı seçtik. Çağırdığında gelip kuruyorlar, destekleri iyi<br />
görünüyor. Ancak Mersin ilinin genelinde kesin kayıtlar yapılamadı, bakanlığın kendisi sonradan yapacakmış. Şimdi tüm hastalar misafir hasta olarak görünüyorlar. Kesin kayıt yapmayı yasakladılar.</p>
<p>Aile Hekimliği Uzmanları olarak Mersin&#8217;de ikinci toplantımızı yaptık. Müthiş güzel oldu. Toplam 23 kişiyiz, 20 kişi oradaydık; Mersin&#8217;de, sahilde hem toplantı yaptık, kaynaştık, hem de balık muhabbeti yaptık.</p>
<p>Toplantımıza Adana&#8217;da uzun süredir sistemde çalışan Aile Hekimliği Uzmanı arkadaşlarımız Saim ve Füsun&#8217;u davet etmiştik. Bizlere deneyimlerini anlatıp önerilerde bulundular. Yazılım firmasını çağırdık, yetkililere sorularımızı sorduk. Bundan sonra da düzenli olarak toplanmaya karar verdik.</p>
<p>Dernek (MAHDER) yetkilileri sık sık arayıp belli konularda danışıyor, fikir alıyorlar. Bu iletişimi ve olumlu ilişkiyi sürdürmekte fayda var. Üyelerine yardımcı olmak için bir gayret içinde.</p>
<p>Mersin&#8217;den haberler şimdilik böyle. Biz diğer illeri epey merak etmiştik, arkadaşlarımız yoğunluklarının içinde fırsat bulup gündemlerini bizlerle paylaşamamışlardı. Biz bunu biraz değiştirelim, gelişmeleri paylaşalım istedim.</p>
<p>Sevgilerimle</p>
<p>Dr.Ali Cerrahoğlu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=331</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atletizm; bitmeyen sevda; Master Atletizm 2010 Türkiye Şampiyonası</title>
		<link>http://www.cerrahoglu.net/?p=322</link>
		<comments>http://www.cerrahoglu.net/?p=322#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 08:31:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atletizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cerrahoglu.net/?p=322</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye Master Atletizm Şampiyonası 27-28 haziran 2010 tarihinde İstanbul Burhan Felek atletizm sahasında yapıldı. Yüksek atlama dalında Ali Cerrahoğlu 1.65 m lik derecesi ile 50 yaş ve genel klasmanda birinci oldu.
(Yukarıdaki atlayış sondan bir önceki; 1.60&#8242;lık atlayışın görüntüsüdür)



]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"></p>
<p style="text-align: left;">Türkiye Master Atletizm Şampiyonası 27-28 haziran 2010 tarihinde İstanbul Burhan Felek atletizm sahasında yapıldı. Yüksek atlama dalında Ali Cerrahoğlu 1.65 m lik derecesi ile 50 yaş ve genel klasmanda birinci oldu.</p>
<p style="text-align: left;">(Yukarıdaki atlayış sondan bir önceki; 1.60&#8242;lık atlayışın görüntüsüdür)</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.cerrahoglu.net/wp-content/uploads/2010/06/DSC00752.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-323" title="DSC00752" src="http://www.cerrahoglu.net/wp-content/uploads/2010/06/DSC00752-1024x768.jpg" alt="" width="1024" height="768" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.cerrahoglu.net/wp-content/uploads/2010/06/DSC00717.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-324" title="DSC00717" src="http://www.cerrahoglu.net/wp-content/uploads/2010/06/DSC00717-1024x768.jpg" alt="" width="1024" height="768" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.cerrahoglu.net/wp-content/uploads/2010/06/DSC00719.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-326" title="DSC00719" src="http://www.cerrahoglu.net/wp-content/uploads/2010/06/DSC00719-1024x768.jpg" alt="" width="1024" height="768" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cerrahoglu.net/?feed=rss2&amp;p=322</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
